Beynin Sana Değil Sen Beynine Sahipsin

Beynin Sana Değil Sen Beynine Sahipsin

Aslında ne olduğunuzu biliyor musunuz? Kendi isteklerinizin, yapabileceklerinizin farkında mısınız? Farkındalık, yaşadığın anı kafanda o andan uzaklaştıran düşünceler olmadan yaşamakla birlikte herhangi bir sınır olmadan kendi yönelimlerini keşfedip yapabileceklerinin bundan çok daha fazlası olduğunu anlamak anlamına da gelir. Farklı kelimelerle söylediğimizde; farkındalık özünde kendini tanımaktır.

Kişisel Gelişimde Beynin Önemi

Beynimiz doğduğumuzdan beri gördüğü, duyduğu olayları kodlayarak bizlere sınır koyar ve biz onun salt gerçeklik olduğunu düşünürüz. Mesela, en basitinden size 500 metreyi 1 dakika içerisinde koşabileceğinizi söylesem muhtemelen inanmazsınız ancak o sırada korkutularak kovalandığınızı düşünün. Başka bir örnek verilirse Seyit Onbaşı’nın kendi ağırlığının 3 katı olan mermiyi kaldırdığını düşündüğünüzde her şey biraz daha mümkün gözükmüyor mu? Bu adrenalin anında olan olaylar gibi normal yaşantınızda da yapamayacağınızı düşündüğünüz her şeyi aslında yapabileceğinizi anladığınızda hayatınızın her döneminde daha olumlu daha başarılı bir durumda bulabilirsiniz kendinizi. Bu yüzden her zaman kendinize bunu yapabilirim demeyi unutmayın çünkü sizi engelleyen tek şey yaşadığınız çevrenin şekillendirdiği beyniniz. Yapabileceğine inan!

Beyninize Hükmetmenin Yolu

Peki bize ısrarla yapamayacağımızı söyleyen beynimizi nasıl terbiye edebiliriz? Öncelikle dış etkenlerin dayattığı tabulardan arınmamız gerekiyor. Toplumun doğruluğunu kabul ettiği ve artık salt gerçek halini almış tabular vardır ve bu tabular ne yazık ki beynimiz tarafından kodlanarak sorgulanamaz bir hal almıştır. Mesela matematik dersinde zayıf olan bir öğrencinin hayatta asla başarılı olamayacağı o öğrenciye işlenmiştir ve o öğrenci kendi yönelimlerini keşfetmek veya diğer alanlardaki başarısını ölçmek gibi çabalarda bulunmaz, ona göre o başarısızdır ve parlak bir geleceği yoktur, 2+2=4 kadar net bir bilgidir bu. Ya da korku yönetimi yapan ebeveynler yüzünden o ebeveynlerin çocuğu asla girişimde bulunamayacak, kendi kendine karar veremeyecek bir karakter geliştirir. Beynimizi sorgulamaya, kendimizi keşfetmeye teşvik etmeli ve baskı yüzünden yapamam denilen şeylerin üzerine gidilmelidir. Her şeyi olduğu gibi kabul etmek hiçbir işe yaramayacaktır. Tabuları yık!

Kişisel gelişimimizin önemi ve daha mutlu, başarılı bir hayat yaşamak ve olumlu bir insan olabilmek açısından “Yapabileceğine inan!”, “Tabuları yık!” gibi parolaları her zaman beynimize tekrarlatmalı ve bu sloganların anlamlarını ona öğretmeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir